Ara
Close this search box.
Ana SayfaKütüphaneAyurvedaDoshalarAralık Ayında Doshalar

YENİ YILA HAZIRLANIRKEN

Kış ayları sıcaklığın özlemini çektiğimiz, eve koşar adımlarla koştuğumuz anları getirir yaşamlarımıza. Kapıdan içeri girdiğinde sıcacık bir ev, taze pişmiş yemek kokusu, masa başı sohbetleri ile ruhumuzu ve bedenimizi dinlendirmek isteriz. Tatlı bir rehavet, ev özlemi, sıcağa hasretlik sarar benliğimizi. Her ne kadar kış aylarının sert, soğuk, kaba, kuru, hafif, hareketli nitelikleri olsa da kendimize – bakım vermeyi bildiğimizde – sıcacık saran, sarmalayan, dinlendiren, dinginleştiren yanlarını keşfe dair bir çağrısı vardır. 

Kış, mevsimlerin en sakinidir. Dünya yavaşlayarak durgunluğa girerken göletler donmaya başlar. Porsuklar, ayılar ve diğer orman hayvanları yuvalarında kış uykusuna çekilir. Kuşlar daha sıcak iklimlere göç ederler. Benim de inzivaya, içe döndüğüm dönemdir. Tamamen bir ev kuşu olurum. Soğukla aram hiç olmadığından, göçmen kuşlar gibi sıcağa biran önce kavuşmak isterim. Gökyüzünün karanlığı, kasveti, güneşe hasret bırakır beni. Bazı günler gördüğüm öğle güneşi sanki cennetten müjdedir bana.

KIŞIN YİYECEKLERLE VATA DOSHA NASIL AZALTILIR?

Vata dengeleyici bir beslenme, kışın iyi bir bağışıklığı korumanın anahtarıdır. Vata’yı sakinleştirici bir beslenmenin iki temel unsuru sıcak ve pişmiş yiyeceklerdir.

Sıcak çorbalar ve güveçler, sıcak tahıllar, bitki çayları gibi sıcak içecekler vücut ısınızı ve dolayısıyla bağışıklığınızı korumak için idealdir. Baskın tatlar tatlı, ekşi ve tuzlu olup, acı, keskin ve buruk tatlardan kaçınılmalıdır. Portakal, muz, ananas, çilek gibi tatlı, ekşi ve ağır meyveler ile pancar, havuç, kuşkonmaz, tatlı patates gibi pişmiş sebzeler kış mevsiminde tüketilmesi gereken ideal besinlerdir. Vata azaltıcı bitki ve baharatlardan bazıları kakule, kimyon, kekik, karanfil ve zerdeçaldır.

Birçoğumuzun, buna ben dahil, vücudu nasıl sıcak tutacağımıza ve kışın vücuttaki Vata’yı nasıl azaltacağımıza dair soru ve bunu sağlayamazsak sorunlarımız oluyor. Bu zorlanmayı hafifletmenin en basit özümü, yiyeceklerimizi sıcak, nemli, zengin içerikli, sağlıklı yağlı tutmaktır.

İlk kuralımız hiçbir öğünü atlamamak, kahvaltı ve öğle yemeğinin ağır, akşam yemeğinin ise hafif olmasına dikkat etmeliyiz. Akşam yemeğini yatmadan en az üç saat önce yemeyi unutmamalıyız. Öğün aralarında hissettiğimiz açlık hissini gidermek için suya batırılmış kuruyemiş ve kuru üzüm yiyebiliriz.

Soğuk hava daha az nem tuttuğundan ve daha fazla idrara çıkmamıza neden olduğundan, Vata bireyleri dehidrasyona karşı savunmasız kalır. Meyan kökü tatlı ve yatıştırıcıdır. Dokuları nemlendirmeye yardımcı olabilir. İç mekan sıcaklıkları sebebi ile bedenin kurumasını önlemek için ateşin yanında otururken bir tutam tarçınla birlikte bitki çayı yudumlamak iyi bir fikir olabilir.

Yılın bu zamanında kaslar, vücudumuzu yakıcı soğuğa karşı korurken gergin ve kasılmış olabilir. Yılın bu zamanında kaslarımızı esnek tutmak için daha çok çalışmanız gerekebilir. Boyun, omuz ve ayaklarda kas krampları daha yaygın olabilir.

ARALIK AYINDA PİTTA

Pitta bireyleri serinletici soğuk havaya bayılır, tam onların mevsimidir. Ancak, iştahlarının normalden daha fazladır. Sevgili Pitta’lar, acıkmamak için zamanında yemek yediğinizden emin olun! Vücudun yılın bu zamanında ekstra dinlenmeye ihtiyacı var. Pitta’nın bunu göz ardı etmemesi ve mükemmelliyetçi yapısını dengelemesi gerekir.

ARALIK AYINDA KAPHA

Kış, Kapha yapılarını zorlar çünkü tatlılara ve zengin yiyeceklere aşırı düşkünlük yaşarsınız. Aralık başı mide gribi, mide bulantısı ve Kapha tipi asit reflü için en yoğun mevsimdir. Kapha tipi asit reflüde kalın bir mukus tabakası sindirimi yavaşlatır.

Zengin, yağlı yiyecekler kanı kalınlaştırıp ağırlaştırır, bu da metabolizmayı baskılar ve Kapha bireylerinin yılın bu zamanında fazla uyumasına neden olur. Soğuk hava, hareketsizlik ve zengin yemekler kan durgunluğuna davetiye çıkarır. Aralık, kan durgunluğu belirtilerinin belirginleştiği kışın ilk ayıdır. Cildiniz, özellikle kollarınız ve bacaklarınızda ve dolaşımın zayıf olduğu her yerde kabarık ve iltihaplı görünebilir. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendinizi yorgun ve halsiz hissedebilirsiniz. Bu durgunluk ayrıca bağışıklığı daha da azaltır.

Kanınızın tekrar hareket etmesi için haftada en az bir kez sıcak bir banyo / sauna öneririm. Katmanlar halinde giyinin ve ekstra sıcak tutan giysiler giyin. Safran ve zerdeçal hem ısıtır hem de kanı hareket ettirir ve yemeklerde veya çaylarda kullanılabilir. Ancak çay içtikten veya banyo yaptıktan sonra üşütmemeye dikkat edin. Bu aktivitelerden sonra ortamınızın ve giysilerinizin çok sıcak olduğundan emin olun, aksi takdirde vücut ısısının kaybından üşütürsünüz.

Hepimize sağlıkla ve iyiliklerle gelen bir yeni yıl diliyorum

Sevgilerimle

Bir yanıt yazın